Reklam
Reklam
Sevim FAZLIOĞLU

Sevim FAZLIOĞLU

Psikolog

PSİKOLOJİK TEDAVİ 2

23 Eylül 2019 - 10:00

Bir önceki yazımda psikoloğa gitmek için deli olmak gerekmediğini ve bu tür düşünceler gibi doğru bilinen yanlışlardan bahsettik. Özet olarak kişi kendini geliştirmek için psikoloğa gidebilir. Bir başka durumda kişi yaşamını kritik dönemlerinde danışmak veya rahatlamak için bir psikoloğa gidebilir. Bu durum hiçbir zaman kişinin ne akılsız olduğunu ne deli olduğunu göstermez. Psikoloğu kendi alanında bir profesyonel olarak kabul edebiliriz. Psikolojik rahatsızlıklara karşı duyulan bu tür ön yargılar nedeniyle dünya çapında milyonlarca kişi yaşamları boyunca ihtiyaç duydukları teşhis ve tedavi uygulamalarına hiçbir zaman ulaşamıyor. Bu vahim durum kişilerin daha da yalnızlaşmasına ve sağlıklı bir gelecekten uzaklaşmasına neden oluyor. Mutlu bir yaşama ulaşmak için yalnızca bedenen değil ruhen de sağlıklı olmanın bir şart olduğunu unutmamak gerekiyor.
 Bu hafta üzerinde durmak istediğim konu ise bir psikoloğa gitme kararı verirken iş işten geçmeden gitmenin öneminin diğer tıp dallarında olduğu gibi olduğu konusunda da erken teşhisin hayat kurtardığını biliriz. Fiziksel bir sorunumuz olduğunu hissettiğimizde, mesela vücudumuzun herhangi bir yeri ağrıdığında hemen doktora gidip bir çare bulmak isteriz. Fakat iş ruh sağlığımıza geldiğinde bir psikologla görüşüp sorunlarımızı çözme konusunda bir erteleme davranışına girebiliyoruz. Genelde “insanlar ne der”, “bana deli mi derler”, “vaktim yok” gibi bahanelerle bir psikologla görüşmeyi reddedebiliyoruz. Fakat psikolojik rahatsızlıklarda erteleme davranışına gitmek ileri zamanlarda bizim için yıpratıcı olabilir. Buz şu ana kadar kanser konusunda erken teşhisin hayat kurtardığını biliyoruz. Psikoloji alanında da durum buna benzemektedir. Kişi sorun ve sorunlarında psikologla ilişkiye girerse o sorun hastalık haline gelmeden, kangren olmadan çözülecektir. Özellikle cinsel konularda ve psikotik konularda önce bir hocaya veya cinciye gidilmektedir. Hatta birkaç hoca, cinci dolaşıldıktan sonra bir psikoloğa gidildiği bizim toplumumuzda sık görülmektedir. Psikolojik bir konuyu bir cincinin çözmesi mümkün değildir. Psikoloji bir bilim dalıdır. Bu alanda her geçen gün yeni gelişmeler olmakta, araştırmalar yapılmaktadır.
 Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) paylaştığı verilere göre dünya çapında her 4 kişiden 1'i hayatlarının belli zamanlarında psikolojik rahatsızlık geçiriyor. Hatta daha da çarpıcı bir istatistik vermek gerekirse, günümüzde milyonlarca insanı etkileyen psikolojik rahatsızlıkların görülme oranı; kanser, diyabet, kalp hastalıkları gibi ciddi hastalıklardan çok daha yüksek. Uzmanlar, 2020 yılında psikolojik rahatsızlıkların fiziksel sakatlıkların oranını geçerek en büyük iş görmezlik sebebi olacağını öngörüyorlar.
 Bazen sorunu olan kişi ya ailesinden ya arkadaşlarından ya da komşularından çare aramaktadır. Böyle bir durumda her komşu kendi kafasına göre farklı bir şeyler söylemekte, birinin söylediğini diğer arkadaş kabul etmemektedir. Böyle durumlar insanın kafasını karıştırmaktan başka işe yaramaz. Bazen de üzücü sonuçlar bile ortaya çıkartabilir. Bir evlilik sorununda yardıma çağrılan aileler zaman zaman ufak ve çözülebilecek sorunu büyütmekte, "sizin oğlunuz, bizim kızımız" şekline dönüştürebilmektedirler. Hatta boşanmaya kadar gidilmektedir. "Kuzguna yavrusu güzel görünür" sözü zaman zaman ailelerin sorunlara yaklaşırken önyargılı olduklarının göstermektedir. Karı koca sorunlarını çözerler ama ailelerinin dargınlıkları devam eder. Aile sorunlarında ön yargısız profesyonel olan bir psikologla konuşmak yararlı olacaktır. Ne yazık ki psikolojik rahatsızlıklar hayatımızı her geçen gün daha da tehdit etmeye devam ediyor. Hal böyleyken, psikolojik destek alan kişilerle ilgili doğru bilinen yanlışları ortadan kaldırmak belki de bizim en büyük sorumluluğumuz.
 NOT: Terapistinizi seçerken, terapistinizin; psikoterapi alanında uzun yılları kapsayan yüksek bir eğitim aldığına, gerekli uzmanlık ve donanıma sahip olduğuna ve belki de en önemlisi, profesyonel bir psikoterapi kurumu tarafından akredite edilmiş olmasına dikkat etmenizi önemle tavsiye ederim. Ne de olsa korsan psikolog çok var memlekette.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum