Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

SADECE İHTİYACIN KADAR

22 Ekim 2020 - 09:53

Yardımlaşma geleneği, özellikle İslam dininde çok önemli bir yere sahiptir.
Bu geleneğe dini boyuttan bakmayacağım tabi ki. Geçmişte ve günümüzde nasıl bir değişim ve anlayış farkı ortaya çıkmış, kısaca bundan bahsetmek istiyorum.
Hep bahsedilir; “Osmanlı Devleti döneminde yardımlaşmaya ayrı bir önem verilir, alan el veren eli görmezdi.”
Biraz araştırma yaptığınızda, yardımlaşmanın ‘Selçuklu Devleti’ dönemlerine de uzandığını göreceksiniz.
Şehir meydanlarında bulunan camilerin avlularına ‘sadaka taşları’ yapılır, bu taşların oyuk olan bölümlerine de ‘maddi durumu iyi olanlar’, ihtiyaç sahipleri alsınlar diye ‘sadaka’ parası koyarlarmış.
İhtiyaç sahibi insanlar da yatsı namazının bitmesiyle bu taşların çevresine gelir, gece karanlığında kimse görmeden ‘sadece ihtiyacı kadarını’ alır ve giderlermiş. Kendisinden başkasını da düşünürlermiş yani.
Günümüzde bu gelenek farklı da olsa devam ediyor.
Kayseri’ye baktığımız zaman bu işi şahsi olarak yürüten ‘gönüllü insanlar’ var. Gönüllülerin haricinde bir de belediyeler bu işi üstlenmiş.
Oldukça güzel bir hizmet. Veren el de alan el de bilinmiyor.
Bir nevi ‘askıda kıyafet ve ayakkabı’ uygulaması.
Kayseri’de bu işi ilk başlatan belediye Kocasinan Belediyesi.
Talas Belediyesi de bu işin ucundan tutmuş; gayet de güzel gidiyor.
İhtiyaç sahibi insanlar için emeklerini esirgemeyen, belediye imkanlarını kullanmaktan imtina etmeyen tüm belediyelere bu konuda teşekkür etmek lazım.
Takdire şayan bir hizmet.
Keşke vatandaşlarımız yardıma muhtaç hale gelmeden, kendi hayatını kendi idame ettirse diyeceğim ama; yukarıda da söylediğim gibi ‘adaletin simgesi’ Selçuklu ve Osmanlı döneminde de yardıma muhtaç insanlar olmuştur. Her zaman, her ülkede de olacaktır.
Günümüzün zihniyetine, ahlaki bakış açısına baktığımız zaman geçmişe nazaran farkların olduğunu da görmek mümkün.
Bu zihniyet değişimi her konuda aynı maalesef. Maalesef diyorum, çünkü olumsuz bir değişim var.
Özellikle Kocasinan Belediyesi’ni bir konuda uyarmak istiyorum.
Osmanlı Dönemi’nden örnek verdiğim gibi, artık insanlar sadece ihtiyacını kadarını almıyor.
Hatta usulüne uygun almayı bırakın, bazı vatandaşlar sizin yaptığınız yardım kutularının açığını bulmuş.
Kutuyu boşalıp kendine, çocuğuna uygun ne kadar elbise, ayakkabı varsa hepsini alıyor.
Yani anlayacağınız, eskisi gibi arkadaki insanları düşünme nezaketi de duyarlılığı da kalmamış.
Bu konuya bir çözüm bulunması, belediyenin yaptığı hizmetin heba olmasını engelleyecektir.
Bulunacak bir çözüm, sadece düşüncesiz insanların değil ihtiyaç sahibi insanların da bu hizmetten yararlanmasını sağlar.
Aksi takdirde o kutuya 10 kıyafet koyar, 1 kişi alır ve gider.

YORUMLAR

  • 0 Yorum