Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

DEPREMİN BİZE ÖĞRETTİKLERİ

03 Kasım 2020 - 12:11

Geçtiğimiz hafta İzmir’de meydana gelen deprem, sadece can ve mal kaybına sebep olmadı aslında.
Bize birçok konuda, farklı şeyler de anlattı.
Ders çıkarmamız gereken o kadar çok durum oldu ki; bu yazıda elimden geldiğince buna değinmek istiyorum.
Özelikle şunu söylemekte de fayda var. Bu deprem ilk değil, muhtemelen son da olmayacak. Uzmanların her fırsatta çıkıp söylediklerine göre, İstanbul’da da 7’nin üzerinde büyük bir deprem beklentisi var.
Bunu söyleyen ben değilim, kimse felaket tellalı demesin o yüzden. Deprem bekleyen uzmanlar da bu işin ilmini bilen kanaat önderleri. Uyarıları dikkate almak lazım.
Bildiğiniz üzere 2018 yılında bir yasa çıktı; İmar Yasası.
İmar Yasası ile daha önceki yıllarda gecekondu inşa etmiş olan vatandaşlar, kaçak yapılarına tapu kaydı alma şansı yakaladı.
Buna şans mı denir, yoksa intihar mı onu da ayrıca değerlendirmek lazım.
Çünkü İmar Yasası’nın açıklarından faydalanıldı. Canlar hiçe sayıldı; deprem, sel, toprak kayması gibi doğal felaketler göz ardı edildi.
İnsanlar, binalarının altını işyerine çevirmek için ‘kolonları yıkarak’ imar yasasından yararlandı.
Bu yapılar, kolonların yıkılmasıyla birlikte çökme tehlikesi de yaşadı haliyle. İzmir’de meydana gelen depremde de bu iddialar gündeme geldi. Yıkılan bazı binalarda kolonların kesilerek; araba galerisi, market, oto yıkama yapıldığı konuşuluyor.
İmar Yasası’nın haricinde ders çıkarmamız gereken bir başka konu da her felakette olduğu gibi fırsatçıların gün yüzüne çıkmasıydı. Depremi fırsat bilen sabıkalı 9 kişi, hırsızlık için geldikleri tahmin edilerek İzmir’de gözaltına alındı.
Şaşırdım mı? Hayır!
Çünkü ben, Türk Milleti’nin içerisinde fırsatçıların her zaman olduğunu sürekli yazan biriyim. Bunu sadece hırsızlık olarak algılamayın, pandemi çıktığında da maske, kolonya ve dezenfektan fiyatlarında bunu gördük.
Deprem bize sadece İmar Yasası’nın yanlışlarını ve fırsatçılığı değil, bir de önyargı sonucunda ortaya çıkan hezeyanı gösterdi.
İzmir’de deprem olduğunu duyan bazı ahlaksızlar; bu ilimizde içkinin çok içildiğini, zinanın yapıldığını söyleyerek sevinç naraları attı.
Olay, Allah’ın gazabına bile dayandı! Allah’ın İzmir’e ceza verdiğini, uyarı yaptığını söyleyenler çıktı.
Akıl fukaralığından başka bir şey değil bu!
Bu teze göre, İsrail’in haritadan silinmesi lazım değil mi? Onlarca insanın kanına giren, Afrika’nın yer altı kaynaklarını sömürerek orada yaşayan yerli halkı açlığa mahkum eden, İngiltere ve Fransa’nın felaketlerle boğuşması gerekmez mi?
Ne demiş Tolstoy; acı duyabiliyorsan canlısın, başkalarının acısını duyabiliyorsan insansın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum