Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

BU İNSANLAR AÇ!

08 Ekim 2020 - 16:11

İnsan ‘ne için’ yaşar?
Gururu, şerefi, haysiyeti, onuru, namusu…
Saydıklarımızın tamamı itibarla ilgili, soyut kavramlardır.
Önemlidir elbette! Hem de çok önemlidir.
Ancak insan, bir de ‘midesi’ için yaşar.
Doyurmak zorundadır onu, çünkü yeterli gıdaları alamazsa aç kalır.
Açlığın sonu da ölümdür!
İnsan; karnını doyurmak için çalışır, çabalar, para kazanır ve evine ekmek götürür.
Çoluk çocuğuyla ‘sıcak bir çorba’ gelirse önüne, ne mutlu!
Ancak; koronavirüs salgını çıktığından bu yana kimi meslek erbabı evine ‘bal-kaymak’ götürürken, kimi ekmek dahi götüremedi. Hala da götüremiyorlar.
Salgının sağladığı avantajla; bazı ürünlerde satış patlamalarının yaşanması, o ürünleri satanların cebini oldukça doldurdu.
Maske, dezenfektan, kolonya, eldiven, ateş ölçer vs.
‘Kalem kalem’ sayılabilir bu yüksek kazançlı ürünler…
Bunlar ‘kalem kalem’ sayılabilir de…
Bir de dükkanını açtığı gün ‘kalem bile satamayan kırtasiyeciler’ var mesela.
Bu insanların kaderi, yüzde doksan oranında okullara bağlı.
Salgının, yüz yüze eğitimi bunca zaman geciktirmesi; bu insanların kiralarını ödeyememesine, BAĞ-KUR’larını yatıramamasına ve belki de evine ekmek dahi götürememesine neden oldu.
Sabah gidip iş yerlerini açan kırtasiyecilerin birçoğu, “Acaba bir ofiste kalem, kağıt ya da bant biter de alışverişe gelirler mi?’ diye beklemeye koyuluyorlar.
Neyse ki son zamanlarda az da olsa bir kıpırdama var. Kırtasiyeciler Ekim ayını biraz daha rahat geçirecek gibi.
Ancak okulların açılmaması sadece kırtasiyecileri değil ‘okul servisçileri esnafını ve kantin işletenleri’ de oldukça kötü etkiledi.
Her sabah aracının marşına basarak ‘Bismillah’ deyip öğrencileri evlerinden alıp okullarına bırakan servisçiler çok kötü bir zamandan geçiyor.
Geçtiğimiz aylarda Kayseri’deki servisçi esnafın meslek odası ‘Başkanı Yavuz Ay’ ile bir röportajım olmuştu.
Kendisi; esnafın gırtlağa kadar borca girdiğini, eş-dostun bile borç vermekten imtina ettiğini dile getirmişti.
Allah yardımcıları olsun. Gerçekten çok zor.
Ancak, her yardımı Allah’tan beklemek yerine bazen de birilerinin elini taşın altına koyması gerekir.
Bu insanlar aç!
Belki evlerine ekmek bile götüremiyorlar!
Bir çözüm sunmak, bu mesleğe mensup insanların yüzünde bir tebessüm uyandırmak; kaç ailenin mutluluğuna sebep olacak kim bilir!
Umarım bir an önce bu salgın belası def olur, biz de bunları defalarca yazmak zorunda kalmayız!

YORUMLAR

  • 0 Yorum