Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

BAZEN SUSARSINIZ

28 Ekim 2020 - 18:13

Allah’ın yarattığı canlılar arasında düşünme, fikir sahibi olma ve konuşma özelliği olan tek canlı insandır.
İnsan; bu kabiliyetlere sahip olduğu için değerlidir zaten.
Düşünmeniz, bir konu hakkında bilgi sahibi olmanız ve fikirlerinizi topluma yansıtmanız sizi sadece diğer canlılardan ayırmakla kalmaz.
Söyledikleriniz, diğer insanlar için de önemlidir. Öyle olmalıdır…
Karşınızdaki insan da aynı özellik ve donanımlara sahiptir.
Onlar da düşüncelerini sizin gibi, konuşarak aktarır başkasına.
Ama bazıları kendi karakterlerindeki egoyu, çok bilmişliği ve paranın gücünü; düşüncelerini aktarmada bir araç olarak kullanmanın yoluna gider.
O insanlar; saydığım bu özellikleri, konuşmalarında bir artıymış gibi kullanır.
Hatta sizi bu şekilde kontrol altına almaya bile çalışır.
Amacına da ulaşır. Sizi kontrol altına alır, elinizi kolunuzu bağlar.
Kontrol altına girmek istemeseniz de bazen susmanız gerekir!
En acısı da budur zaten.
Bu durumun en acı halini ise geçimini sağlamak için çalışan, çabalayan insanlar yaşar.
Evet; evde sizden bir şeyler bekleyen insanlar için, borçlarınızı ödemeniz için ya da hayalinize ulaşmak için bazen susarsınız.
Biri gelir; üstelik sizin şehrinizin insanı bile değildir, sizin örfünüzü, adetinizi bilmez!
Egosuyla, sözleriyle, paranın gücünü kullanmasıyla size ayar çekmeye çalışır, kısacası!
Çeker de…
Siz bazen bu duruma birey olarak değil, topluluk olarak maruz kalırsınız.
Bir kişiden bir kıvılcım beklersiniz tepkinizi dile getirmek için, ama kimseden ses çıkmaz!
Ses çıkaran olur, ona da ‘işi bozan kişi’ sıfatı giydirilir.
Ayrık otu diye bir tabir vardır ya hani. Hah işte o ses çıkaran kişi, toplumun içinde ayrık otudur atıdır!
Velhasıl kimse ayrık otu olmak istemez!
Karşınızdaki de size ayar çekmeye devam eder.
Geçiminizi sağlamak için o an susarsınız belki ama başka bir ortamda o insanın konusu geçtiği zaman çok da iyi konuşmazsınız!
Bazen yaptığınız meslek bile zarar görür bu durumdan!
Ama bu durumu sadece o an o salonda olanlar bilir!
Zaten dışarıdaki insanlar da bilse, mesleğinizin hiçbir itibarı kalmaz!
Ne diyelim; herkes konuşmalarıyla, egolarıyla, fikirlerini beyan ederken parasal gücü ve çevreyi işin içine dahil etmesiyle hatırlanır.
Yani herkes; karakteriyle bilinir, hatırlanır, öyle yad edilir!

YORUMLAR

  • 0 Yorum