Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

91 SAAT

04 Kasım 2020 - 13:04

Film izlemeyi seven bir insanım. Vakit buldukça dikkatimi çeken filmleri izlemeye çalışıyorum. Aralarında çok sevdiklerim çıkarsa; eşime, dostuma, arkadaşıma mutlaka tavsiye ediyorum.
2010 yapımı bir filmin afişi de dikkatimi çekmişti. Aslında ‘yaşanmış bir hikayenin’ beyaz perde uyarlanmış haliydi.
Filmin adı 127 saat.
Dağcı ‘Aron Ralston’ın’ gerçek hikayesi. Size filmden kısaca bahsedeceğim.
Dağcı Aron, ABD’de sarp kayalıkların bulunduğu ama hiç kimsenin sesini duyamayacağı tamamen kurak bir coğrafyaya sahip Utah eyaletinde yürüyüşe çıkıyor.
Uçurumların arasında yürüyen Aron, aşağı düşüyor ve sürüklenerek düştüğü için de şans eseri ölmüyor.
Ancak, kolunun üzerine düşen oldukça ağır bir kaya parçası, Aron’un oradan kurtulmasına engel oluyor. 127 saat orada sıkışıp kalan Aron, açlık ve susuzluğa daha fazla dayanamadığı için, çareyi kolunu kesmekte buluyor. Kolunu feda ederek sıkıştığı yerden kurtulan Aron, bugün hala tek kolu ile yaşıyor.
Aron bu olayı yaşadığında 28 yaşında. Dağcı olduğu için tedarikli gitmiş. Çantasında su ve bir miktar yiyecek de var. Zaten bu gıda malzemeleri kendisini 127 saat ayakta tutuyor. Kaya parçasını yerinden kaldırarak oradan kurtulamayacağını anlayan Aron orada kendi kararını vermesini de biliyor ve ‘ölmektense bir kol ile yaşarım’ diyor.
Başından böylesi elim bir hadise geçen Aron, 3 yaşında enkaz altından kurtulan ‘Ayda bebek’ sayesinde aklıma geldi.
Ayda, tam ‘91 saatlik çabanın ardından’ kurtarıldı. Aron gibi şanslı değildi, yanında ne su ne de yiyecek bir lokma ekmek vardı. Üstelik kendi kararlarını verecek yaşta da değildi.
Ayda, açlığa da susuzluğa da o bebek yaşında göğüs gerdi.
Anlattıklarımız çok basitmiş gibi gelebilir bazılarına.
Ola ki 91 saati küçümseyenler olursa, enkaz altında bile olmadan sadece 48 saat, tek bir odada aç ve susuz kalsın o zaman anlayacaktır.
Koskoca 91 saat. Acıkırsın yemek yok, su ihtiyacın gelir ama su yok!
Sıkışıp kalmışsındır ve uykun geldiğinde rahat pozisyon arama gibi bir lüksün yok!
Ayda bebek, 91 saatlik mücadelesinin sonunda bu şekilde hayata tutunmasını bildi.
Ayda’ hayata tutundu da o binaları 6,9’luk bir depreme bile dayanıklı inşa edemeyen mühendisler, müteahhitler neler hissetti acaba çok merak ediyorum.
Düşünsenize, bir bina yapmışsınız ve depremde yerle bir olmuş.
91 saat sonra da bir bebek oradan kurtuluyor, ancak hayata annesiz devam edecek.
Çünkü annesi, kendisi kadar şanslı değil!
Ne hissedersiniz?
Bu konuda ahlak ve vicdan devreye gidiyor işte.
Herkes yaptığı işi kitabına göre yapsa, belki de bu sorgulamaların hiçbirini yapmayacağız.
Şimdi son bir soru; ‘Yaptığı asma köprünün halatı koptu diye harakiri yapan mühendis mi daha ahlaklı yoksa yaptığı bina çöktüğünde vicdanı bile sızlamayan mühendis mi?
Harakiri doğru olmayabilir ama vicdanı da elden bırakmamak lazım.
Vicdan ve ahlak, her mesleğe lazım!
Yeniden doğan Ayda bebek, Allah sana uzun ömürler versin.
Büyüyünce hakkında yazılanları araştıracaksın belki. Bir gün bu yazıya rastlarsan, inan oradan çıkmana herkes gibi ben de çok sevindim. Bunu bilmeni istiyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum