Reklam
Ahmet SARIKUŞ

Ahmet SARIKUŞ

18 YIL ÖNCE BUGÜN…

16 Ekim 2020 - 13:17 - Güncelleme: 16 Ekim 2020 - 18:47

Bugün 16 Ekim 2020.
Bundan tam 18 yıl önce, yani 16 Ekim 2002 tarihinde 2 farklı ülkede 2 farklı olay yaşanıyordu.
Bu olaylar, ilerleyen yıllarda bir coğrafyanın kaderinin yeniden yazılmasına neden olacak; birçok millete ise ‘acının, kederin, zulmün’ en soğuk yüzünü gösterecekti.
Orta Doğu’nun en önemli kilometre taşlarından bir tanesiydi bu tarih: 16 Ekim 2002.
Aynı tarihte hem Irak’ta hem de Amerika Birleşik Devletleri’nde, Ortadoğu’da ‘kartların yeniden dağılmasına neden olacak, hatta haritanın yeniden çizilmesine yol açabilecek 2 önemli olay yaşanıyordu.
Okyanus ötesinde, Ortadoğu’dan binlerce kilometre uzakta; Dünya’nın ‘sözde abisi’ ama aslında ‘baş belası’ ABD’nin o dönemki Başkanı George Bush, ABD kongresinin onayladığı, Irak'a savaş açma yetkisi veren kararı imzalamıştı.
Evet, atılan bu imza Amerikan ‘postallarının’ Ortadoğu’ya savaş için girişini resmileştiriyordu.
Aynı tarihte, savaşın eşiğinde olan Irak’ta ise Devlet Başkanı Saddam Hüseyin seçime gidiyor, yüzde 100 katılımlı seçimde oyların yüzde 100'ünü alarak yeniden başkan seçiliyordu.
Bu olaylardan birkaç ay sonra, ABD-Irak arasında yaşanan gerilim git gide arttı.
Ortadoğu’nun kaderi dedik ya, takvimler 20 Mart 2003 tarihini gösterdiğinde bu kez savaş resmen başlamıştı.
İngiliz ve Amerikan askeri kuvvetleri, Irak’a resmen girdi.
Sadece 3 günde Irak rejimi düştü; Saddam’ın heykeli kendi vatandaşları tarafından devrilerek paramparça edildi.
Paramparça edilen aslında Saddam’ın heykeli değil; o coğrafyada yaşayan insanların hayalleri, geçmişi, geleceği, kaderi ve hatta coğrafyanın ta kendisiydi.
Amerika’nın Irak’ı düşürmesiyle kartlar yeniden dağılıyor, harita yeniden çiziliyordu.
Irak’ta yüz binlerce insan, çocuk, kadın, yaşlı demeden katledildi; çeşitli işkencelere maruz bırakıldı.
Irak halkı veryansın ettiği Saddam Hüseyin’i çok aradı, ama bulamadı.
Bugün hala Irak’ta yaşayanlardan, ‘Keşke O’nun dönemi olsaydı’ diyenler var.
Çünkü ABD postalı girdiği yerden çıkmıyor, o postalları kıpkırmızı etmeden de kana doymuyordu.
Yıllar geçti, adına ‘Arap Baharı’ denen bir hareketlenme başladı.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen iç ayaklanmalara sahne oldu.
Bu ülkelerde, hükümetler ile halk karşı karşıya geldi.
Bu duruma karşı ellerini ovuşturanlar ise, sözde demokrasi getirme vaadiyle bu ülkelere girecek olan ABD ve Avrupa ülkeleri oldu.
Başardılar da…
Suriye’nin büyük çoğunluğunu ele geçirdiler, Mısır’da yönetimi ele aldılar, diğer ülkelerde de söz sahibi oldular.
Evet, Ortadoğu coğrafyasının kaderine etki eden en büyük günlerden biri bundan tam 18 yıl önceki gündü.
Milyonlarca insan, 16 Ekim 2002 tarihinde ABD’de alınan bu kararın neticesinde toprağın altına girdi, vatanından edildi, yüz binlercesi de sakat kaldı.
Ortadoğu coğrafyası ise, ‘kanlı topraklar’ olarak anılmaya hala devam ediyor.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum